En Yeni Kitaplarım

cok-uslu_yaramazlar-1
cok_uslu_yaramazlar_2
koku_delisi-3
miymiy-teyze-5a
miymiy_teyze-3a
miymiy_teyze-4a
renk_delisi-2
ses-delisi
sozvermistinanne
sozvermistinbaba
tak_tak_tak-sans_geldi

İyi Kitap - 2010 - Sayfa: 2

Article Index
İyi Kitap - 2010
Sayfa: 2
Sayfa: 3
Sayfa: 4
All Pages

 -Çocukların dil gelişimi ve anlama düzeylerini ne ölçüde dikkate aldınız? Yaşadığınız zorluklar oldu mu?

Zorluk? Hiç zorluk çekmedim. Hangi türde olursa olsun, her zaman çok eğlenerek, üstelik hangi yaş grubuna seslendiğimi daha sözcükleri yan yana koyarken hissederek, kolayca yazarım. Bunu söylemek biraz utandırıyor beni, ama böyle. Dilim, hayata bakış açım ve dünyam, çocuk dünyasına çok yakın olduğu için, öykü ya da şiir, hangi tür olursa olsun, çocuklar için yazarken hiç zorlanmıyorum.

Çektiğim tek zorluk, zamansızlıktır. Bu nedenle, yazmak için bazı koşullarım ya da beklentilerim yoktur. Şöyle bir ortam yaratmalı, şöyle bir zaman bulmalı gibi. Her yerde, her ortamda, her fırsatta yazabilirim. İş ki yüreğim özgür olsun... Bazen boğarlar yüreğinizi, belleğinizi; üzerler, kırarlar, alıp götürürler enerjinizi, esininizi... İşte bir tek bundan korkarım. Bu nedenle, enerjisi yüksek, kendisiyle kavgası olmayan, hayata olumlu bakan insanlarla yan yana olmaya dikkat ederim.

-Şiirlerde çocuk gerçeğini ele almış, çocuk dünyasına ait bir dil evreni yaratmışsınız… Çocuksu deneyimler çocuk duyarlılığı ve düşünce biçimiyle şiirlerle yorumlanıyor adeta. Bu şiirlerde çocukların kendini bulmaması mümkün değil. İki yetişkin olarak bu bağı nasıl kurdunuz ya da korudunuz?

“Bağ” derken çocuklarla aramızdaki bağdan mı, yoksa iki yazar, aramızda kurduğumuz dengeden mi söz ediyorsunuz anlayamadım ama ben her iki türlüsüne de yanıt vereyim.

Çocuklarla aramdaki bağı oluşturan dil, benim doğal dilim; çocuk gerçeği de hayata doğal bakışımdır, bunlarda bir zorlama ya da planlayarak oluşturma gibi bir çaba yok yani. Çok kolay... J

Kurulması ve korunması asıl zor olan, iki farklı yazar arasında kurulan ve korunan dengeli “bağ”... Böyle bir dengeyi yine planlayarak ve kurallarla ortaya koyarak oluşturmak, ardından da korumak için çaba sarfetmek pek olası değil bence; bu nedenle de, eğer bu denge yine doğallıkla kurulmamışsa, nasıl bir planlama yaparsanız yapın, bir noktada darmadağınık olur. İki yazarın çocukla paylaşmak istediklerinde ortak bir dil oluşturmasından daha da önemlisi, birbiri arasında uyumlu bir dostluk oluşturmuş olmasıdır. Kıskanmadan, birbirine üstünlük taslamadan, sanatçı hastalığı olan egonun tutsağı olmadan... aksine, yardımlaşarak, yüreklendirerek, diğerinin değerlerini ortaya çıkararak...

Bu da tamamen “kişilik” özellikleriyle ilgili bir kazanım. “Haydi, gel birlikte yazalım” demekle olacak bir şey değil.

Şimdi sorunuza tekrar göz attım ki, her iki yanıtımda da yanılmışım; sormak istediğiniz başka bir şeymiş! Umarım bu soruya Mavisel Yener doğru yanıtı vermiştir...

-Bazı güdümlü çocuk edebiyatı  ürünlerinin çocuklara çok didaktik yaklaştığı ve  onları sıktığı bir gerçek. Bu durumdan kaçınmak için nasıl bir formül uyguladınız?

Yazdığımız bir şey çocuğa parmak sallıyorsa, zaten daha sözcüklere dökerken kendini fark ettirir; anında siler atarız. Çok seyrek olarak birbirimizi bu konuda uyarmak gereği duymuşuzdur, çok ama çok seyrek...

Deyin ki didaktik yazmışım. Eh, kendi yazdığımı okumayacak mıyım? Okurum ve içimdeki çocuk Aytül’ün canı sıkılır. Bir daha okumak istemez. O zaman bilirim ki çocuklar da okumak istemeyeceklerdir.

Beni sıkan bir metnin çocukları sıkmayacağı düşüncesine kapılmadım hiç. Çok korkarım çocukları sıkmaktan, bu yüzden de yazma eyleminin eğlencesindeyim daha çok. Çocuk eğlensin, okuduğunu sevip tekrar tekrar okusun isterim. Bir de çocukların karşısında küçük düşmekten çok korkarım. Onların ne akıllı olduklarını bilirim, bu nedenle yanlış bir şey yazıp karşılarına çıkarmayı göze alamam.

-Bu şiirlerin yazım sürecinde sizin içinizdeki çocuğun payı nedir?

Bir iki yazar arkadaş şaka yollu sormuştur, “Sana yazdırılıyor mu?” diye. Evet, yazdırılıyor!!  İçimdeki çocuk Aytül yazıyor her şeyi. Ben okuyup okuyup gülüyorum yalnızcaJ.

Şaka bir yana, gerçekten de çocuklar için yazarken, çocuk Aytül kimliğine bürünüveriyorum. Şiirleri yazan da o çocuk işte, kendi yaşdaşları için doğruları ben değil, o biliyor.



Aytül Akal

© Copyright 2011. Aytül AKAL

Tüm Hakları Saklıdır.

All rights reserved

 

aytulakal.com, bağımsız, kişisel web sitesidir. Bu sitenin içeriği, yazılı izin alınmadıkça hiç bir şekilde kullanılamaz.

 

 

Yabancı Yayıncılarım

Not: Amazon.com yurtdışında yayımlanan kitaplar için kaynak olarak kullanılabilir.