Başlıklar

En Yeni Kitaplarım

cok-uslu_yaramazlar-1
cok_uslu_yaramazlar_2
koku_delisi-3
miymiy-teyze-5a
miymiy_teyze-3a
miymiy_teyze-4a
renk_delisi-2
ses-delisi
sozvermistinanne
sozvermistinbaba
tak_tak_tak-sans_geldi
İçerik - SUNUMLAR
PrintEmail
Article Index
Sevgili Masallara Ciddi Bir Bakış
Sayfa:2
Sayfa: 3
Sayfa: 4
Sayfa: 6
Sayfa: 7
Sayfa: 8
All Pages

Burada sizlere, yaşamın içinden birkaç ilginç örnek vermek istiyorum.

Şair ve yazar Gülsüm Cengiz'in Radyo Cumhuriyet'teki "Umut İle" programına geçtiğimiz yıl  İstanbul Üniversitesi öğretim görevlisi, yazar Necdet Neydim konuk olmuştu. "Çocuklar için Edebiyat" konulu bu programda, bir dinleyiciden gelen faks, masal dünyasına neden daha dikkatlice bakmamız gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır. İkibuçuk yaşındaki oğluna masal okuyan annenin bu faksını sizlerle paylaşmak istiyorum.

Anne faksında şöyle diyor: "Oğlum bir yaşına bastığından beri ona düzgün kitaplar aramaya başladım. Ve fark ettim ki, durum gerçekten çok vahim. Şöyle bir örnek vermek istiyorum. Oğlum ikibuçuk yaşındaydı ve bir gece ona Hansel ve Gratel'i okumak gafletinde bulundum. Üstelik masalın sonundaki cadının fırında nasıl yakıldığının, onun yanarken nasıl yanmış et kokusu çıkardığının anlatıldığı vahşet sahnelerini atlayarak okudum. Masal bittiğinde oğlum bana döndü ve şöyle dedi: 'Anne başkasının bir şeyi hani alınmazdı?' (Çocuklar cadıyı öldürdükten sonra onun altınlarını almışlardı). İkinci takıldığı konu ise daha da ilginçti: 'Anne,' dedi, 'üvey anneleri çok kötü birisiydi. Ama çocuklar altınları bulduktan sonra hiç kötülük yapmamış, cadının altınlarıyla ömürlerinin sonuna kadar mutlu yaşamışlar. Fakir kalsalar mutlu olamayacaklar mıydı?'

Benim ikibuçuk yaşındaki oğlum bu masaldan şu sonuçları çıkarmıştı:     

1) Başkasının malı alınmaz. Ama bu başkası kötü biriyse alınabilir.           

2) Eğer çok paranız varsa sizi ıssız bir ormanda terk eden üvey anneniz ve buna izin veren babanızla bile mutlu, mesut yaşayabilirsiniz. 

Ona kitapları ben okurken her şey daha kolaydı. Öykülere istediğim gibi müdahale edebiliyordum. Ama sonra çok kötü bir şey oldu. Oğlum kendi kendine okuma yazmayı söktü! İşim bundan sonra daha da zorlaştı."

Mektubun burası konumuzu doğrudan ilgilendirmiyor ama anne ve çocuğun kitapla olan ilişkisindeki davranış biçimini görebilmemiz açısından devam ediyorum: 

“Okumasını ilerletsin diye O'na Cin Ali'leri aldım. Kitabı açtı ve okumaya başladı: 'Ümit gel. Gel Ümit gel. Ümit buraya gel.' Kitabı kapattı. 'Anne,' dedi, 'bu Ümit çok aptal. Annesi iki saattir onu çağırıyor ama Ümit hâlâ gelmiyor!”  (Ek.1)

Ve size başka bir örnek:

23 Temmuz 1998 tarihinde Milliyet Gazetesi'nin Tüketici Köşesinde Meral Tamer, "Çocuklara Korku Masalları!" başlığı altında, klâsik masalları sorgulayan bilinçli bir annenin tepkisiyle karşılaşıyor.

Dört yaşındaki kızı için çocuk klâsikleri dizisi adı altında yayımlanan bir kitabı alan anne, "yüksek dozda yalancılık, yaşlılara zülum, cinayet, vahşet, hırs ve intikam" ile karşılaşınca, haklı olarak mektubunda şöyle isyan ediyor. "Okuduğum adeta bir gerilim kitabıydı. İçinde defalarca ölümden, öldürmekten, boğmaktan, şeytandan, cesetten, büyücüden söz ediliyor. Yaşlı ninesinin kafasını baltayla koparan ve bir kese paraya ölüsünü başkalarına satan tipler..."

Bu nasıl çocuk kitabıdır böyle? Sizlere kitaptaki dehşetin boyutlarını yansıtan bazı alıntılar sunmak istiyorum:

*Elinde bir balta varmış. Doğruca yatağın yanına gidip Küçük Claus zannettiği yaşlı ninenin başına indirmiş baltayı.      

*Sonunda bardağı ölü kadının suratına fırlatmış.         

*Baltayı aldığı gibi kendi ninesini öldürmüş.     

*’Nerden buldun bu ölüyü?’ diye sormuş adam. ‘Benim ninem demiş,’ Büyük Claus, ‘bir kese dolusu para için öldürdüm onu.' 

*...çiçek saksılarının en büyüğünü alarak ölünün başını içine koymuş ve üzerine toprak dökmüş."  (Andersen'den Masallar, Epsilon Yayınları, s.86-94 )

Yayıncının bu isyana nasıl bir yanıt verdiğini merak edenler olabilir. Yayıncı haklı olarak şöyle diyor:

"Her yayıncı kendi adına bir ölçü koyarsa kitap, kitap olmaktan çıkar. Aslolan yazarın düşüncelerine saygı gösterip olabildiği kadar orijinaline sadık kalmak..... Nasıl herkes Binbir Gece Masalları'nın çocuklara hitap etmediğini bilirse, Andersen Masalları'nın da okul öncesi çocuklara değil, ortaokul düzeyindeki çocuklara hitap ettiğini bilir."  (Ek.2)



Aytül Akal

© Copyright 2011. Aytül AKAL

Tüm Hakları Saklıdır.

All rights reserved

 

aytulakal.com, bağımsız, kişisel web sitesidir. Bu sitenin içeriği, yazılı izin alınmadıkça hiç bir şekilde kullanılamaz.

 

 

Yabancı Yayıncılarım

Not: Amazon.com yurtdışında yayımlanan kitaplar için kaynak olarak kullanılabilir.