İçeriğe geç

Bilgiler

"Sanat, hayal dünyası ve dünya görüşü eşliğinde yaratıcılığını kullanarak insana dair olanı anlamlandırma çabasıdır. Aytül Akal, yaratıcılığını ve hayal gücünü; öyküler, masallar, şiirler, oyunlar ve romanlar aracılığıyla dışa vurabilmiş nadide bir sanatçıdır. Yayımlanmış 182 kitabıyla, sadece Türk yazını değil, dünya yazınında da bilinen ve eserleri pek çok dile çevrilen yazar; çocuk ve gençlik edebiyatının en çok okunan isimlerinden biridir. Başta, Astrid Lindgren Anma Ödülü Türkiye adayı olmak üzere, pek çok edebiyat ödülünün sahibi olan yazarımıza bu keyifli röportaj için teşekkür ederim." Onay ORCAN

Bütün veliler, çocuklarının okuma ve yazma yeteneklerini artırmak ister ve çoğu da, bunu sağlamanın en kolay yolunun çocuk kitaplarından geçtiğini bilir. Bu noktada, “hangi kitap” devreye giriyor ki, bu konu beni her zaman şaşırtmıştır; çünkü, aç da olsa bir çocuğa sevmediği bir yemeği yedirmenin ne kadar zor olduğunu bilen anne babalar, ona seveceği yemekleri pişirirken, kitaplar konusunda bu kadar dikkatli olmayabiliyor.  Gerek anne babalar, gerekse öğretmenler, çocuğun okumak istemediği bir kitap üzerinde dayatmacı olarak, onu sevebileceği başka kitaplardan farkına varmadan uzaklaştırabiliyor.

Son zamanlarda, büyük olasılıkla sosyal medyanın da ağız sulandırmasıyla, “ünlü” olma fikri küçücük çocukların bile aklını çeliyor.
“Ünlü olmak nasıl bir duygu”  ya da “Siz ünlü müsünüz?” gibi sorularla karşılaşabiliyorum.

Hayır, ben ünlü değilim, hiç değilim. Evimde perdelerim açık rahatça oturup çekirdek çıtlatabiliyor, saçımı başımı toplamadan markete gidiyor, yolda kendi düşüncelerimle baş başa yürüyebiliyorum.
Ünlü olan ben değilim, kitaplarım…
Böyle diyorum çocuklara: “Ben ünlü değilim, kitaplarım ünlü.”
Ünlü olmamanın rahatlığını anlatıyorum, gülüşüyoruz.

İyi ki ünlü değilim. Kitaplarımın ününü seviyorum.

Sonra bir akşam üstü, otelden çıkıp başka bir şehrin caddelerinde sağa sola bakınıp avare avare dolaşırken, “Aaa, Aytül Akal!” diye çığlık atıyor bir çocuk. Şaşırıyorum. O gün söyleştiğim okuldaki çocuklardan biri heyecanla yanıma koşuyor. Annesiyle tanıştırıyor beni. Sonra birbirimize bakıp biraz daha gülüyoruz, hani sokakta yürürken kimse tanımazdı?
"Çok sık olmaz,” diyorum.

"İyi olmakla ünlü olmaktan daha çok ilgileniyorum."

Annie Leibovitz

İnanmasını diliyorum. İyi ki ünlü değilim.
Kitaplarımın ününü seviyorum.